İlahi Adalet

DALDAN BİR YAPRAK DÜŞTÜ. BİR YAPRAK, BİR YAPRAK, BİR YAPRAK DAHA DÜŞTÜ.
BİR RÜZGÂR ESTİ, BİR YAPRAK DÜŞTÜ. BİR YAPRAK, BİR YAPRAK DAHA DÜŞTÜ.
TOPLADI BÜTÜN YAPRAKLARI TEK TEK DALLARA ASTI.
BİR RÜZGÂR ESTİ, BİR YAPRAK DÜŞTÜ. BİR YAPRAK, BİR YAPRAK, BİR YAPRAK DAHA. DÜŞTÜ.
BUNLARIN HEPSİ DÜŞTÜ.
Sen bunlara layık görüldün. Ne yapmalı? Kaderim buymuş deyip katlanmalı. Büyükler uygun gördükten sonra laf söylemek kimin haddine? Doğruyu yanlışı onlar daha iyi bilmezler mi? Bilirler elbet. Onlar her şeyi daha iyi bilirler. Çünkü onlardır onunla yatacak olanlar. Onlardır, şımarık, kaprisli, paranoyak bir adamla ömür çürütecek olanlar. Şimdi yakışıklığından, havasından, tafrasından eser kalmayan insan müsveddesiyle yaşayacak onlardır. Onlardır, kocaları afili afili giyinip, gazinolardan, meyhanelerden çıkmazken, pazar parası bulmak için ondan bundan borç alanlar. Sarhoş arkadaşlarına mangal yapıp keyif çatarken, bir portakal için ağlayan onlardır. Çünkü onlar her şeyi bilenler, görenlerdir.
Ve yine de biz elimizden gelen her şeyi yaptık. Gelmeyeni zorladık. Ve eğer bugün senin için üzülemiyorsak bu sendendir. İşte bu yüzden dön ve kendine bak. Göreceksin ve anlayacaksın dönüşün bizedir ama artık bir hükmü yoktur.
İHBAR NOTLARI – EVİN MUHTELİF YERLERİNE YERLEŞTİRİLMİŞ OLUP BEDENE DE NAKŞ EDİLMİŞTİR.
Yine evde yoklar. Nerede teşviki mesaide bulunuyorlar her gün her gün? Çay demlenmiş. Tabii demler, niyetinden haberdar olduğumun farkında değil. Özellikle evde olmamaya gayrette. Farkında değil o, içmiyorum, döküp yenisini demliyorum. Kendi suyum, kendi çayımla. Demliği de ayırsam mı? Yarın Hıfzıssıhha’ya bir şişe numune su götürmeli, tahlil maksadıyla.
Hâlâ gelen giden yok. Kim bilir kiminle? Hiç hicap da duymuyor bu yaşta. Hanımefendi beni sevmek istemedi. Kadınlık da yapmadı. Çocuk yapmayı kadınlık bildi. Onu bile yapamadı ya. Bir erkek evladı bana çok gördü. Erkek olduğunu anladı gitti aldırdı. O ne haindir o. Soyum kurusun istedi. Oldu nihayetinde. Yetmedi.
Bütün gün her yeri aradım, bulamadım. Yanında taşıyor kesin. Kızıma söyledim, güldü, kardeşime söyledim güldü. Ne için yaptığını söyledim, kahkaha attı. “Yengem mi? Daha neler? Bana söylesen kabul ederim de… Yengem!” dedi. Onlar da dahil bu komploya. Bulacağım. O vakit hepinizi süründüreceğim.
Vay vaaay, saat olmuş 19.00 hanımefendi lütfettiler be! Yarın kapının kilidini değiştireyim de gör sen. Telefonun kablosunu da kestim. Manukyan’ın telefonu daha az çalıyordur. Şimdi banyoya girer, bir güzel kırklanır.
Akşam yine fazla kaçırmışım. Kafam kazan. Şişenin dibine vurmuşum. Hep o mendebur yüzünden. İçmeyim de ne yapayım? Zürriyetimi, hürriyetimi bağladı, kendisi kim bilir kimlerle sokaklarda fink atıyor, ben evde bir başına.
Bugün bıçakla üstüme saldırdı. (O saldırdığını inkâr etmekte. Tam tersi ona şiddet uyguladığımı iddia etmekte.) Nedeni zakkum ağacını kesmem. Kızar tabii ham maddesi gitti elden.
Son tartışmamızdan sonra ortalık süt liman. Ne düşünmekte acaba?
Yarın geleceklermiş. Öyle buyurdular. Babalar günü ya. Asıl dertleri başka. Göstermelik kutlama yapıp, yiyip içecekler. Ocakbaşı ya burası. Bir şişe rakı getiriyorlar onu da dibine kadar bitirmeden gitmiyorlar. Sebep? Bana kalmasın. Düşmanlarıyım ne de olsa. Anaları yüzünden. O yüzden içeceği fazla getirmezler. “Etleri bol tutun, malum emekli aylığıyla geçinmek kolay değil,” dedim. Eh onca yıl ben besledim, biraz da onlar baksın bana.
Annelerine de para vermiyormuşum, ne yapıyor muşum maaşı? Soruya bak soruya. Bedava yaşıyoruz sanki. Doğalgazı, elektriği, suyu… birileri cünüp gezmesin diye? Ne var fuzuli? Akşamdan akşama içtiğim aslan sütünden gayrı.
Neyse ne, sonuçta yarın beleşe yerleş.
Bir gün karnımı doyurdular da ne oldu yediklerim burnumdan geldi. Üzerime sinen mangal kokusundan kurtulmak için duş almaktayken bir öksürük tuttu, yediğim ne varsa hepsi dışarı. Hâlâ öksürmekte ve hapşırmaktayım. Sanırım nezle aldım kızlardan. Farenjitim de azdı.
Bir hafta oldu nezlem henüz geçmediği gibi artmakta. Gözlerim balon misali şiş şiş. Burnumun içinde adeta bir şeyler oynaşmakta. Artık yarın doktora gitmek elzemdir.
Koyun sineği. Burnumun içine konuşlanmış. Burnumun sağ cenahını folluk bellemiş. Anayı bir cımbız marifetiyle çekti. Larvalar için ameliyat icap edermiş çünkü burun kemiğim eğriymiş, ulaşmak zor imiş. Tüylü iğrenç şeyler burnumun içinde gelişiyor, yerleşiyor.
ÇIKMIYOR AKLIMDAM ÇIKMIYOR. ÇILDIRMAMAK ELDE DEĞİL.
Milim milim. Sağ kanadından sol kanadına, milim milim santim santim ilerlemekte. Milim milim santim santim. Sağ taraftan, sol tarafa. Milim milim santim santim. Sağ kulaktan, sol kulağa. Milim milim, santim santim. Sağ gözümden sol gözüme. Milim milim, santim santim.
DÜŞMAN
SİNEK
SAĞ CENAHTAN SOL CENAHA
SOL CENAHTAN SAĞ CENAHA
MİLİM MİLİM
SANTİM SANTİM
YUDUM YUDUM
DİLİM DİLİM
TOPLUCA
İLERLEMEKTE
HÜCUM
BEYNİME BEYNİME
BEYNİME
HUNİ

Beğendim, Semacığım! Karanlık bir hikaye olmasına rağmen. Kader! Mutlu Son Yok.