Kalp Atışı Dakikada 120
120 Battements par Minute
Kalp Atışı Dakikada 120
Yön. Robin Campillo
Yönetmen Robin Campillo’nun filmi, Kalp Atışı Dakikada 120, 80ler ve 90larda Aids salgını ve Paris’in eşcinsel aktivist grubu ACT UP’ın mücadelesini anlatıyor. Cannes Film Festivalinde Jüri Büyük Ödülünü kucaklayan film bana kalırsa Altın Palmiye’yi de rahatlıkla alabilirdi.
Campillo, Aids uyarıları yapan, önlemler alan ve salgının yayılmasına umarsızca yaklaşan kişi ve kurumlara karşı eylemler gerçekleştiren örgüt ACT UP (Coalition to Unleash Power) Paris ayağını, işleyişini, iç dinamiklerini, karar alma mekanizmalarını bize anlatırken samimi bir yerde duruyor. Yönetmenin bu dönemde kendinin de bu gruba dahil olduğu, kaybettiği arkadaşları olduğu biliniyor.
Film ilaç firmalarının olduğu bir konferansla başlıyor. Firma yetkilileri ilaçlarla ilgili bilgi verirken ACT UP üyeleri ellerindeki kan dolu balonları fırlatarak konuşmayı bölüyorlar. Her şeyin politik olduğu son derece samimiyetsiz ortam kana bulanıyor.
Filmin girişinde seyirciye ACT UP tanıtılıyor. İşleyişleri, toplantıları gösteriliyor. Yapmış oldukları eylemlerin aşırıya kaçıp kaçmadığını bile tartışan, içlerinde değerlendiren bir örgüt. Birçoğu farkındalığın yaratılması için aşırılığın gerekliliğini savunuyor.
Filmde daha sonra karakterleri tanıyoruz ve içlerine giriyoruz. Campillo burada genelden özele bir yol haritası izliyor. Üyelerin büyük bölümü HIV+ fakat sağlıkları el verdikçe ellerinden geleni yapıyorlar, örgütte aktif rol oynuyorlar.
Filmin ikinci kısmında kurgudaki dengesizlik fark ediliyor. Campillo bunu da AIDS ve ölüm gibi, dansın, seksin ve gece yaşamının da LGBTİ+ kimliğinin bir parçası olduğunu bize hatırlatıyor ve her şeyi politik olduğunu söylüyor.
İkinci yarı Sean ve Nathan’ın ilişkisine de odaklanıyor. Broşür dağıtmak için girdikleri okulun bahçesinde sapıklıkla suçlandıklarında Sean’ın Nathan’ı öperek verdiği tepki “Aşk aşktır” derken toplumsal ve politik bir zemine oturuyor.
Filmin son sahnesinde akan kan rengini almış Seine nehri filmin kahramanları için renklerinin gökkuşağı olmadığını, kırmızı olduğunu hüzünlü bir şekilde yüzümüze çarpıyor. O dönemin örgüt üyeleri için renk bu diyor. İzlerken zihnimizin zehirli düşüncelerini bize sorgulatıyor. Belki de Campillo bir nehri kana bulayarak ancak böyle farkındalık yaratabileceklerinin altını çizmiştir, kim bilir?

#film #kuirsinema
